Etiket: yemek

Dünya mutfağına armağanımız: “Yoğurt”

Yoğurdun kültürümüzde özel bir yeri vardır. Ortaya çıkış tarihine dair net bir bilgi olmamakla birlikte, Kaşgarlı Mahmut’un Divanü Lügâti’t-Türk’ü ve Balasagunlu Yusuf Has Hâcip’in Kutadgu Bilig’inde “yoğurt” sözcüğünün bugünkü anlamında kullanılması, yoğurdun bizim tarihimizin bir parçası olduğuna dair en büyük işaretlerdir. Zamanla başta Avrupa olmak üzere dünyaya yayılan yoğurdun, pek çok ülkede bu fonetiğe yakın […]

Umûmî Sofralarda Âdâb

Blog yazılarımızı yazılarımızı takip eden dostlarımızın bildiği üzere, her ay bir yazımızı Emin Nedret İşli tarafından derlenmiş, “Âdâb-ı Taâm”* adlı kitaptan bir alıntıya ayırıyoruz. Bu ayki alıntımız, 1894 tarihinde, Kasbar Matbaası tarafından basılmış 30 sayfalık “Avrupa’da Merâsim ve Adât” adlı kitaptan olacak. Kitabın “Umûmî Sofralarda Âdâb” başlığını taşıyan bölümünde bakın hangi önerilerde bulunuluyor… 1800’lerin sonunda […]

Âdâb-ı Muâşeret Rehberi 02

Jandarmanın Terbiye-i Askeriye ve Mülkiyesi ve Âdâb-ı Muâşeret-i İçtimâiye Blog yazılarımıza başladığımızda, Emin Nedret İşli tarafından Osmanlıca yayınlanmış görgü kitaplarında sofra ve yemek derlemelerinden oluşan “Âdâb-ı Taâm”* adlı kitaptan alıntılar yapacağımızı söylemiş ve geçen haftalarda Hasan Bahrî imzalı, 1918 tarihli “Centilmen: Mektep Tahsilini İkmal Etmiş Gençlere ve Avrupa’ya Seyahat Edeceklere Mahsûs Âdâb-ı Muâşeret Rehberidir” sadlı […]

Adâb-ı muâşeret dersleri

Blog yazılarımıza kaynak teşkil eden kitaplardan biri de Emin Nedret İşli tarafından Osmanlıca yayınlanmış görgü kitaplarında sofra ve yemek derlemelerinden oluşan “Âdâb-ı Taâm”* adlı kitap. Tanıtım metninde bakın nasıl anlatılıyor bu eser: “…Elinizdeki kitap, Osmanlı’nın son dönemi ile erken cumhuriyetin ilk yıllarında yazılmış Adâb-ı Muâşeret kitaplarının yemek ve sofraya dair bölümlerinden oluşuyor. Bu yüzden adını […]

Evvel zaman içinde…

Adile Sultan Ev Yemekleri olarak işimizi aşkla yapıyoruz. Bizim için yemek, sadece ocakta pişmesinden ibaret değil; lezzeti kadar tarihi, geleneklerle bağlantısı, nesilden nesile geçen tarifleri, yöresel adları ve sunuluş şekilleriyle bir bütün. Bu yüzden, işinin ehli aşçılarımız mutfakta hünerlerini sergilerken, bir yandan da büyük bir zevkle okumalar yapıyor, büyük küçük dostlarımızdan yemek kültürüne dair hikâyeler […]

Taze simit… Sıcak sıcak…

Julius R. Van Millingen tarafından 1880’lü yılların ortasında yazılmış olan “Osmanlı’dan İnsan Manzaraları”* adlı kitapta, o dönem Osmanlı tebaası olarak yaşayan halkların genel karakter yapıları, dinri inançları, kıyafetleri, yemek kültürleri ve icra ettikleri mesleklere dair gözlemlere yer veriliyor.  Zaman zaman sizlerle anekdotlar paylaşacağımız “Osmanlı’dan İnsan Manzaraları”ndan ilk paylaşımımız, simit üzerine… Her ne kadar sayıları azalmış […]

Balığı hangi hünkâr beğendi?

Bugün pek çoğumuzun severek yediği balık, 14 ve 15. yüzyıllarda Osmanlılarda bir yiyecek olarak görülmüyordu. Maria Pia Pedani’nin “Osmanlı’nın Büyük Mutfağı Tat ve Kültürün Tarihi”* adlı kitabında aktardığına göre bu dönemde balıkçılık kıyılarda yaşayan Rumlara bırakılmıştı. Aynı kaynağa göre  eski Türklerin balığı fazla yedikten sonra üzerine su içmeye çekindikleri; çünkü balıkların midelerinde canlanmasından korktukları ileri […]