Category: Yemek Kültürü

Dışarıda yemek yeme kültürümüz

“Osmanlı ve Türk Mutfak Tarihi”, “Yemek Tarihi Metodolojisi” ve “19. Yüzyıl İstanbul Mutfak Kültürü” konuları başta olmak üzere yemek tarihi ve kültürü üzerine çok sayıda kitap ve sayısız makale yazmış olan Doç. Dr. Özge Samancı, bizim de eserlerinden çok faydalandığımız, çok kıymetli bir akademisyen. Bu blog yazımızda da yine Doç. Dr. Özge Samancı imzalı bir […]

Dedemden Hikayeler 04: Telvenin Acısı

“Dede ağlıyor musun sen?” İki yaşındayken annesini kaybetmesinden bu yana dedesiyle yaşayan Adile Sultan 11 yaşındaydı ve son iki senedir dedesinin kahvesini o yapıyordu. Mancacı Cemal, her sabah ve her akşamüstü birer kahve içerdi. Birer töreni andıran bu kahve keyfi, savaş yılları dışında hiç aksamadan devam etmişti. “Hayatım boyunca hep kahve içtin dede” diye anlatırdı […]

Geleneksel gıda saklama yöntemleri

Yemek kültürüne dair her tür okuma ufuk açıp; yemek kültürümüzün sadece lezzetten ibaret olmadığını, deneyimlerle büyümüş bir bilgi birikimi olduğunu ortaya seriyor. Bu okumaların içinde belki de en kıymetlileri arasında da akademisyenlerin kaleminden çıkmış makaleler yer alıyor. Prof. Dr. Emel Memiş Kocaman ve Dr. Yasemin Ersoy’un akademik hayatlarının başlarında, ortaklaşa yazdıkları “Geleneksel Gıda Muhafaza Yöntemleri” […]

Lezzet tarihinin kahramanları: Aşçılar

Nevin Halıcı’nın, Oğlak Yayınları’ndan çıkan 2009 tarihli kitabı , “Türk Mutfağı”nı okurken “Türk Mutfağının Evreleri – Osmanlı Dönemi (1299-1923)” adlı bölümde “Aşçılar” başlığında bizi duraklatıp, gülümseten bir alıntı ile karşılaştık. Hacı 1972: 210 referansıyla aşçılar şöyle tarif edilmiş kitapta: “Aşçı-başının gözü çok tok ve gönlü zengin olmalı; temiz olduğu gibi yüzü ay gibi parlamalıdır. Aşçı […]

Dedemden Hikayeler 03 : Vefa

VEFA Halk arasında “93 Harbi” olarak da bilinen, 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından, savaşın yaşandığı bölgeden İstanbul’a doğru yoğun bir göç başlamıştı. Savaşı takip eden yıllarda İstanbul’a 400 bine yakın göçmenin geldiği söyleniyordu ki bu sayı, son 40 yıl içinde İstanbul nüfusunun neredeyse iki katına çıkmasını sağlamıştı. Göçmenlerin çoğu da hasta, sakat, dul ve yetimlerden […]

Mutfağımızın zenginliği: Ege otları

Mutfağımızın zenginliği: Ege otları Henüz geçen haftaya kadar devam eden, bol karlı bir kış geçirdik; ama artık bahara kavuştuğumuzu söyleyebiliriz. Mevsim bahara dönünce, bizim yemek kültürü okumalarımız da yön değiştirdi ve busırada Turizm Akademisyenleri Derneği (TUADER) tarafından düzenlenen “Kıtalararası Turizm Yönetimi Konferansı”nda (The Conference on Managing Tourism Across Continents) sözlü olarak sunulan bir makaleye rastladık. […]

Eski Ramazanlar

Baklava alayından sandalda iftarlara Eski Ramazanlar Ramazan ayının yarısını geride bırakmak üzereyiz. Tüm zamanların -pek çok başka konuda olduğu gibi- belki de en garip Ramazan ayı yaşanıyor. Bırakın sokaklarda kurulmuş büyük iftar sofralarını; eş dost, akrabalar bile birbirine iftar ziyaretine gidemiyor malum pandemi koşulları nedeniyle. Muhtemelen bayramı da benzer şartlarda karşılayacağız; çocuklar harçlıklarını, şekerlerini toplayamayacak ve […]

Osmanlı döneminde mutfak araç gereçleri

Yemek kültürü kavramı, sadece yiyecek ve içecekleri değil; bu yiyecek içeceklerin nasıl tüketildiklerini, pişirilme yöntemlerini ve yenilmeleri esnasında kullanılan araç ve gereçleri de kapsıyor. Yapılan yemeklerin sunumları kültürler arasında farklılıklar gösterirken, bu sunumlar esnasında kullanılan her türlü eşya da o kültürün ve dönemin bir göstergesi oluyor.  Bu anlamda Osmanlı mutfak kültürü de dönemin şartlarıyla bağlantılı, […]

Höşmerimin tarihi ve 120 yılllık tarifi

Her hafta başında sosyal medya hesaplarımızda bir anket düzenliyoruz. Geçen haftanın sorusu “En sevdiğiniz tatlı hangisidir” idi. Facebook ve Instagram hesaplarımızda, yorum yazarak fikrini belirten takipçilerimiz baklavadan sütlaça, irmik helvasından künefeye nereyse tüm tatlılarımızı sayarak, fikirlerini söyledi. Anket sonuçlarında hiç “höşmerim” yanıtı gelmemesi ilgimizi çekti. Höşmerimin adının geçmemesine üzüldük ve bu haftaki blog yazımızı halk […]

Baharın müjdecisi: Çiğdem Aşı

Baharın eli kulağında. Doğa uyandı uyanıyor… Bu heyecanlı bekleyiş esnasında bugün yaşı 60’ın üzerinde olan ve çocukluğunu İç Anadolu Bölgesi’nde geçirmiş kişilerin derin bir nefes çekip, hasretle anacakları bir gelenekten bahsetmek istiyoruz. Baharın gelişini kutlayan bu gelenek, yörelere göre farklı adlarla anılmakta. İşte onlardan birkaçı: “Çiğdem Gezmesi”, “Çiğdem Günü”, “Çiğdem Eğlencesi” ve en yoğun bilinen […]